Yapay zeka tarafından yaratılan dijital avatarlar ve influencerlar, reklamcılıktan sinemaya kadar geniş bir alanda markaların tercih ettiği yeni yüzler haline geldi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde görev yapan Doç. Dr. Ömer Aydınlıoğlu, yapay zeka kullanımının sağladığı avantajlara ek olarak ortaya çıkabilecek krizler ve güvenlik risklerine dikkat çekti ve yapay zekanın neden olabileceği geri dönüşü olmayan sonuçlara vurgu yaptı.
Yakın zamanda yapay zeka teknolojilerinde yaşanan hızlı ilerleme, iletişim ve pazarlama sektörlerinde derin bir değişime neden oldu. Yapay zeka artık sadece veri analizi ve otomasyon süreçlerinde değil, reklam, sinema, sosyal medya, marka iletişimi gibi farklı alanlarda da yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. Özellikle markaların hedef kitleye ulaşma yollarını yenileyen yapay zeka avatarları ve influencerları, iletişimde etkili bir araç olarak öne çıkıyor. Üretilen dijital karakterler, reklam çalışmalarında, tanıtım videolarında ve sosyal medya içeriklerinde aktif olarak rol alıyor.
Dr. Ömer Aydınlıoğlu, yapay zeka influencer’ların iletişim sektöründe önemli bir konumda olduğunu belirtti. Bu dijital varlıkların, insan influencer’lara alternatif olarak tercih edilmesinin sebepleri arasında kişiselleştirilebilir yapıları, düşük maliyetleri ve yorulmadan sürekli içerik üretebilme yetenekleri bulunuyor. Yapay zeka influencer’ların sayısının hızla arttığını ifade eden Aydınlıoğlu, bu teknolojinin iletişim sektöründe yeni bir dönemi başlattığına vurgu yaptı.
Aydınlıoğlu, yapay zekanın insanlara kıyasla daha uzun süre içerik üretme kabiliyeti olduğunu ve bu durumun tercih edilme sebeplerinden biri olduğunu belirtti. Bununla birlikte yapay zekanın duygusal ifade konusunda zayıf olduğunu ve insan influencer’lara göre kriz yönetme konusunda daha az etkili olabileceğini açıkladı. Yapay zekanın taşıdığı güvenlik risklerine vurgu yaparak, teknolojinin getirdiği avantajların yanı sıra dezavantajlarına da dikkat çekti. Aydınlıoğlu, yapay zekada meydana gelebilecek sorunların geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
