Dolandırıcılar tarafından vatandaşlara gönderilen mesajlar konusunda uyarılarda bulunan hukukçular, “Ödül kazanmış gibi ya da bir devlet dairesi tarafından atılan acil bir mesajmış gibi linklere tıklamayacağız. Doğruluğunu teyit edip ona göre işlem yapmak gerekir. Her gün onlarca telefon alıyoruz, bizim bile şahsen yaşadığımız yöntemlerden bir tanesi. Dava açmak için de çok başvurular oluyor. Ne bankalar ne polis ne savcılık kimseyi arayıp bilgilerini istemez. Telafisi olmayan çok ciddi mağduriyetleri maruz kalabilirler” dedi.
Dijital dünya birçok kolaylık sunarken, kimi zaman kötü niyetli kişiler nedeniyle büyük mağduriyetlere neden olabiliyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde bu kapsamda çalışmalar gerçekleştirilirken, hukukçular trafik cezası, kargo, icra takibi ya da çeşitli resmi kurumlardan geliyor gibi gösterilerek vatandaşların mesajlarla dolandırılmaya çalışılmasına karşı uyardı. Kişilerin telefonlarına gönderilen mesajlarda yer alan linklere incelemeden tıklamaması gerektiğini söyleyen Avukatlar Ümit Karadağ ve Zeki Bulgan, dolandırıcıların tuzağına düşmemek için dikkatli olunması gerektiğini aktardı. Hukukçular, özellikle yaşlı kişilerin hedef olabildiğini aktarırken, gençler için ise İBAN kullandırma durumuna dikkat çekti.
“Bankanın ağır kusuru olmadığı sürece maddi kayıplara kendileri katlanmak zorunda”
“Dolandırıcılık konulu içerikler, adliyeler, kolluk kuvvetleri, icra müdürlükleri ya da bankalar, ilgili kurumlardan gelen kişinin borçlu olduğunu gösteren mesajlar olarak kurgulanmıştır” diyen Avukat Ümit Karadağ, “Vatandaş neden bu mesajlara itibar ediyor; çünkü maddi bütünlüğüne tehlike olarak görüyor. Özellikle dolandırıcıların hedefindeki şahıslar, yaşlı diyebileceğimiz vatandaşlar. Çok dikkatli olmak zorundalar. Dolandırıcıların mesajlarında kullandığı hukuk ofisleri gerçek hukuk ofisi isimleri, inandırıcılık sağlamaya çalışmaktadırlar. Aradıkları kişinin kişisel verilerini elde etmiş olmaları neticesiyle vatandaşlar, o kişilerin doğru söylediğini, kamu görevlisi olduklarını düşünerek istedikleri şifreleri, bilgileri, kendileriyle paylaşmakta. Hatta elden dahi bu kişilere para, altın, döviz vererek mağduriyetlerini kat ve kat artırmaktadırlar. Mobil bankacılığı ele geçirdikleri zaman bırakın ki olan parayı, kişiler adına kredi kullanıp, o kredi parasıyla dahi kendilerine menfaat temin edebiliyorlar. Bankanın ağır kusuru olmadığı sürece bu maddi kayıplara kendileri katlanmak zorundadırlar” dedi.
“Gençlerimiz hesaplarını kullandırmakta, uzun süren hapis süreçlerinin birçok örneği var”
Karadağ, “Gelen SMS‘e tıkladılar, işlem böyle bitmiyor. Sahte banka yazılımına yönlendiriliyor ve birebir, neredeyse bankanın yazılımıyla çok benzer olduğu için aldatıcı kabiliyeti var. Vatandaş da gerçek bankacılık hesabına girdiğini zannederek dolandırıcıların tuzağına düşüyor. Bankaların güvenliği en üst seviyede tutmak zorunlulukları var ve bu konuda tam sorumludur. Bir sürü dava, birçok yargılama var. En kötüsü bazen hesabı kullanılan oluyor. Ne bankalar ne polis ne savcılık kimseyi arayıp hesaplarını, bilgilerini istemez. Savcılık böyle bir şeye ihtiyaç duysa zaten hesaba el koyar veya ilgili kişinin, kurumların ilgili yönetmelikleri gereğince hesapları dondurulur. Gençlerimiz hesaplarını kullandırmaktadırlar. Yargılamalarda en çok rastladığımız ‘Borcum vardı, hesabıma haciz geldi, kullanamıyorum’ gibi çeşitli bahanelerle veya ‘Hesabını kullanabilir miyim?’ diyor ve arkadaşına itibar ediyor. Hesabının dolandırıcılıkta kullanıldığı tespit edilince kapısı doğrudan polisçe çalınıyor. Hatta uzun süren hapis süreçlerinin birçok örneği var. En önemli teyit; UYAP’tır (Ulusal Yargı Ağı Projesi). UYAP‘ta hakkınızda bir icra takibi veya bir ceza davası açılmışsa bu tabii ki görünür. Vatandaş savcılık soruşturmalarını göremeyebilir ama adliyede sorgulayarak öğrenebilir. Telafisi olmayan çok ciddi mağduriyetlere maruz kalabilirler” şeklinde konuştu.
“Dolandırıldıysalar hiç vakit kaybetmeden hesaplarını kapatsınlar, suç duyurusunda bulunsunlar”
“Kişilerin mesaj ya da aramalar karşısında ilk önce yapmaları gereken; mutlaka ve mutlaka ilgili kurumun bizzat kendinden teyittir” diyen Karadağ, şöyle konuştu:
“Sonrasında eğer dolandırıldıysalar hiç vakit kaybetmeden hem hesaplarını kapatsınlar hem savcılığa gidip derhal suç duyurusunda bulunsunlar. Suçun işleniş tarzı cezanın miktarını belirleyecektir. Suçun nitelikli halleri varsa örneğin; banka bilişim sistemlerine girmek suretiyle diyoruz ya; telefon kullandı, link attı. Böyle uzmanlık gerektiren hususların ortaya çıkması halinde ceza artırılarak verilir. Çok kati olarak kimse hesabını kullandırmasın diyoruz.”
“Ödül kazanmış ya da devlet dairesi tarafından atılan acil bir mesajmış gibi”
Dolandırıcıların çeşitli içeriklerle vatandaşlara ulaşmaya çalıştığını söyleyen Avukat Zeki Bulgan, “Ödül kazanmış gibi ikna edici ve kolay para kazanmaya yönelik mesajlar gönderilerek dolandırıcılığa başvurulabiliyor ya da bir devlet dairesi tarafından atılan acil bir mesajmış gibi ‘Acilen tarafımıza dönüş yapın, şu linke tıklayın.’ Tıklamayacağız ve o mesajın sonucuna ulaşmak için ilgili idareye telefonla ulaşmak veya meşru diğer internet sitelerine girerek konunun doğruluğunu teyit edip ona göre işlem yapmak gerekir. Linke tıklanmak suretiyle telefonunuza zararlı yazılımlar yüklenebilir. Türk Ceza Kanunu 142. maddesinde veya Türk Ceza Kanunu 158. maddesinde bahsi geçen bilişim sistemleri yoluyla hırsızlık veya bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından dolayı 4 yıldan 10 yıla kadar ya da 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezaları gündeme gelebilir. 3 kişi ve daha fazla kişi tarafından işlenmesi durumunda cezanın yarı oranında artırılması 6 yıldan 15 yıla kadar yine bu suçların bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda ki çoğunlukla örgüt çerçevesinde bu suçlar işlenir. Bu durumda da sanıkların 8 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası almaları mümkün ama bu uzun bir yargılama süreci” diye konuştu.
“Dava açmak için de başvurular çok oluyor”
“Sanıkların ceza almış olmaları mağdurların mağduriyetini gidermez, esas olan mağduriyetlerin önlenmesi” şeklinde konuşan Bulgan, sözlerine şöyle devam etti:
“Giden paranın geri gelmesi ne yazık ki çok uzun, zorlu bir süreç, gelmeme ihtimali çok yüksek. Telefon sürekli geliyor artık dijital çağda yaşadığımız için her gün onlarca telefon alıyoruz. ‘Adalet, Ticaret Bakanlığı’ndan, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden mesaj geldi, şöyle bir yazı da geldi’ yapay zeka ile üretilmiş sahte dokümanlar. İnternetten gelen herhangi bir mesaj üzerine verilen telefon numarasını aradığımız zaman karşımızda bir kamu görevlisiymiş gibi konuşanlar ya da kamu görevlisi gibi arayarak insanları dolandırmaya çalışanlar, artık herkesin yaşadığı, bizim bile şahsen yaşadığımız yöntemlerden bir tanesi. Dava açmak için de çok başvurular oluyor. Telefonlarımızın, bilgisayarlarımızın hacklendiği durumlar olabiliyor” dedi.
