Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen 9. Brüksel Konferansı’nda Suriye’ye, savaşın yıkıcı etkileriyle başa çıkabilmek ve ülkenin yeniden inşası için yaklaşık 6 milyar euro yardım sözü verildi. Bu yıl “Suriye’de geçiş sürecinin başarılı olması için gerekli ihtiyaçların karşılanması” temalı konferansa, Türkiye’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz başkanlığındaki bir heyet temsil etti. Suriye tarafının ise ilk kez katıldığı konferansa, Batılı ülkelerin yanı sıra Suriye’nin komşuları, Arap ülkeleri ve Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşları da katılım gösterdi.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, toplantının, Suriye’deki krize karşı ahlaki bir sorumluluk olduğunu belirterek uluslararası çabaları artırmak için bir fırsat olduğunu ifade etti. Avrupa Birliği’nin bazı yaptırımlarını askıya almasını olumlu bir adım olarak gören Şeybani, ülkenin yeniden inşasının uluslararası toplumun sorumluluğu olduğunu vurguladı ve bağışçı ülkeleri Suriye’nin yeniden imarı sürecine aktif destek vermeye çağırdı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin Suriyeli mültecilere yönelik 2025 ve 2026 için 2,5 milyar eurodan fazla yardım taahhüdünde bulunduğunu duyurdu. Leyen, Suriyelilere şimdiye kadar 37 milyar eurodan fazla destek sağladıklarını belirterek, bu yardımın Esad’ın devrilmesiyle daha da kritik hale geldiğini ifade etti.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz ise konferansta yaptığı konuşmada, Suriye’deki kapsamlı geçiş sürecine destek verilmesi gerektiğini vurgulayarak ülkenin ekonomik güvenliğinin önemine dikkat çekti. Yılmaz, Suriyelilerin günlük yaşamlarının iyileştirilmesi için yaptırımların kaldırılması ve ekonomik imkânların artırılmasının gerekliliğini vurgulayarak ülkenin terör unsurlarından arındırılmasının önemini dile getirdi.
Avrupa Komisyonu tarafından yapılan açıklamaya göre, konferansta Suriye’ye 4,2 milyar euro hibe ve 1,6 milyar euro düşük faizli kredi olmak üzere toplamda yaklaşık 6 milyar euro destek sağlanması taahhüt edildi. Almanya’nın 300 milyon euro, ABD’nin ise herhangi bir maddi taahhüdünün olmadığı konferansta, fonların birkaç yıla yayılması nedeniyle kesin bir miktar belirlemenin zor olduğu ifade edildi.
