Suriye’de Esad Sonrası Yeni Dönem: Kim Yönetiyor?
2024 sonunda Beşar Esad rejiminin yıkılmasıyla Suriye’de yeni bir sayfa açıldı. Şu anda ülkenin başında, siyasi geçiş sürecini yönetmekle görevli olan Ahmed Şara liderliğindeki Geçiş Hükümeti bulunuyor. Bu hükümetin en büyük hedefi, iç savaşın parçaladığı ülkeyi yeniden bir araya getirmek ve merkezi otoriteyi tesis etmek. Ancak bu yolculuk, özellikle kuzeydoğudaki özerk Kürt yönetimleriyle yaşanan gerilimler nedeniyle oldukça çetin geçiyor.
Suriye Ordusu ve SDG Çatışması: Fırat’ın Doğusunda Neler Yaşanıyor?
Ocak 2026, Suriye’nin kuzeydoğusunda tansiyonun en yüksek seviyeye çıktığı ay oldu. Geçiş Hükümeti’ne bağlı Suriye ordusu ile YPG omurgalı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.
-
Halep’ten Çekilme: Ayın başlarında Halep’in Kürt mahalleleri Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de çatışmalar patlak verdi. Yoğun diplomatik çabalar sonucunda SDG güçleri, Halep’ten tamamen çekilerek Fırat’ın doğusundaki bölgelerine yöneldi.
-
Büyük Taarruz ve Stratejik Kazanımlar: Suriye ordusu, 13 Ocak’ta SDG kontrolündeki stratejik bölgelere yönelik kapsamlı bir operasyon başlattı. Kısa sürede Tabka, Rakka ve Deyrizor gibi kilit şehirler geçiş hükümetinin kontrolüne geçti. Bu, SDG’nin bölgedeki hakimiyetini ciddi şekilde sarsan bir gelişmeydi.
-
18 Ocak Mutabakatı ve Belirsizlikler: Rusya ve uluslararası arabulucuların devreye girmesiyle, Suriye ordusu ile SDG lideri Mazlum Abdi arasında 18 Ocak’ta bir mutabakat imzalandı. Anlaşma, SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu, petrol sahaları ve sınır kapılarının devlete devredilmesi gibi kritik maddeleri içeriyordu. Ancak anlaşmanın uygulanmasında yaşanan aksaklıklar ve karşılıklı suçlamalar, bölgedeki gerilimi canlı tuttu.
Sahadaki Son Durum: Haseke Kuşatması ve Yeni Ateşkes
20 Ocak 2026 itibarıyla, Suriye’nin kuzeydoğusundaki durum oldukça kritik. Suriye ordusu, SDG’nin yönetim merkezi konumundaki Haseke kentine doğru ilerleyişini sürdürüyor.
-
Haseke Kıskaçta: Haseke’nin kuşatma altında olması, SDG’nin siyasi ve askeri geleceği açısından belirleyici bir dönemeç. Şam, tek devlet ve tek ordu prensibini tam anlamıyla hayata geçirmekte kararlı görünüyor.
-
Dört Günlük Yeni Ateşkes: Gerilimi düşürmek ve anlaşmazlıkları gidermek amacıyla 20 Ocak akşamı taraflar arasında dört günlük yeni bir ateşkes ilan edildi. Bu sürenin, SDG’nin ağır silahlarını teslim etmesi ve kurumsal entegrasyon süreçlerinin detaylandırılması için kullanılması bekleniyor.
-
IŞİD Tehdidi Yeniden mi Doğuyor? Çatışmalar sırasında Şeddadi gibi bazı IŞİD hapishanelerinin boşaldığına dair endişe verici haberler, bölgede güvenlik zafiyetinin IŞİD’in yeniden güçlenmesine zemin hazırlayabileceği endişelerini artırıyor.
Siyasi ve Sosyal Değişimler: Kürtlerin Geleceği ve Aşiretlerin Rolü
Geçiş Hükümeti, çatışmaları durdurmanın yanı sıra siyasi ve sosyal çözümler üretmeye de çalışıyor.
-
Kürtçe Resmi Dil Oldu: Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürtleri “Suriye halkının temel parçası” olarak tanımlayan ve Kürtçeyi ulusal dillerden biri olarak kabul eden bir kararname yayımladı. Bu hamle, Kürt toplumunun devlete entegrasyonunu sağlamayı ve geçmişteki mağduriyetleri gidermeyi amaçlıyor.
-
Arap Aşiretlerin Etkisi: Rakka ve Deyrizor gibi bölgelerdeki Arap aşiretleri, SDG’ye karşı çıkarak Suriye ordusuna destek verdi. Bu durum, Şam’ın Fırat’ın doğusundaki ilerleyişini hızlandıran önemli faktörlerden biri oldu.
Suriye’nin Geleceği: “Tek Devlet, Tek Ordu” Hedefi
Suriye’de yaşanan tüm bu gelişmeler, ülkenin “tek devlet, tek ordu” ilkesi etrafında yeniden şekillenme sürecine girdiğini gösteriyor. SDG’nin özerk yapısının sona ermesi ve Şam yönetiminin Fırat’ın doğusu üzerindeki tam kontrolünü sağlaması hedefleniyor. Ancak bu sürecin ne kadar barışçıl ilerleyeceği ve Ortadoğu’daki güç dengelerini nasıl etkileyeceği, önümüzdeki günlerde daha net belli olacak.
Bu tarihi dönemeçte Suriye’nin geleceği, bölgesel ve uluslararası aktörlerin atacağı adımlarla yakından ilişkili. Türkiye, Rusya, ABD ve diğer güçlerin bölgedeki pozisyonları, Suriye’nin yeni haritasını çizerken kritik rol oynayacak.
