Balıkesir Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen XI. Ulusal Limnoloji Sempozyumu, 140’ın üzerinde katılımcının bir araya geldiği bir platform oldu. Sempozyumun sonuç bildirisinde, kuraklık, su seviyesindeki düşüş, kirlilik, yeraltı suyunun aşırı kullanımı ve istilacı türler konularında dikkat çekici uyarılar yapıldı.
XI. Ulusal Limnoloji Sempozyumu, Balıkesir Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Sempozyumda 140’tan fazla katılımcı, kuraklık, su seviyesindeki azalma, kirlilik, yer altı sularının aşırı kullanımı ve istilacı türler konularında önemli mesajlar veren sonuç bildirgesi üzerinde bir araya geldi.
Sempozyumun sonuç bildirgesine göre, Türkiye’nin iç su ekosistemleri çeşitli baskılar altında ve su kaynaklarına doğrudan etki eden iklim değişikliği, kuraklık, su seviyesindeki düşüş, yeraltı suyunun aşırı kullanımı, kirlilik gibi unsurlar öne çıktı.
Sonuç bildirgesinde, göllerin, akarsuların, sulak alanların ve yeraltı sularının sadece birer su kaynağı olarak değil, biyolojik çeşitlilik, tarımsal üretim, gıda güvenliği ve bölgesel kalkınmanın önemli bir parçası olarak görülmesi gerektiği belirtildi. Su kaynaklarının doğru yönetimi için uzun vadeli, bilimsel ve ekosistem bazlı politikalar izlenmesi gerektiği vurgulandı.
Su yönetiminde, idari sınırların değil doğal havza sınırlarının dikkate alınması gerektiği ifade edildi. Ayrıca içme suyu, tarımsal sulama, sanayi faaliyetleri gibi faktörlerin yanı sıra ekosistemlerin su ihtiyacının da planlamada göz önünde bulundurulmasına önem verildi.
Kuraklık, su tüketiminin sınırlandırılması ve yeraltı suyunun kontrol altında tutulmasına yönelik önlemlere vurgu yapılırken, sucul ekosistemlerde mikroplastik, pestisitler, besin tuzları, atık sular ve farmasötik kalıntılar gibi kirleticilerin oluşturduğu tehditlere dikkat çekildi.
Göller ve sulak alanlar için özel koruma ve yönetim planları hazırlanması gerekliliği vurgulanarak, biyolojik çeşitliliğin korunması ve su ekosistemlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması çağrısı yapıldı.
