Samsun’da evinde doğurduğu bebeği çöpe attığı iddiasıyla tutuklanan 3 çocuk annesi kadının yenidoğan çocuğu kasten öldürmek suçlamasıyla yargılandığı davaya devam edildi. Mahkeme, doktor ve bebeğin babası olduğu iddia edilen şahsın ifadelerini dinledikten sonra sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Olay, İlkadım ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi’nde meydana geldi. 42 yaşındaki kadın, eşinden boşanmış ve hamile olduğunu gizleyerek evinde yalnız doğum yaptı. Doğum sonrasında rahatsızlanan kadın, 14 Ekim’de Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan kontrollerde bebeğin olmadığı anlaşılınca durum polise bildirildi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kadının beyanı üzerine çöp konteynerleri ve çöp aktarma istasyonunda arama yaptı, ancak bebeğe ulaşılamadı.
Tedavi sonrası gözaltına alınan kadın, ilk ifadesinde bebeğini evde doğurduğunu, ardından öldüğünü fark ederek poşete koyup çöpe attığını itiraf etti. Ancak savcılıktaki ifadesinde bebeğin canlı doğduğunu belirtti. Tutuklanan kadın hakkında Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yenidoğan çocuğu kasten öldürmek suçundan dava açıldı.
Davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık, avukatı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili katıldı. Tanık olarak dinlenen hastanedeki asistan doktor, kadının kendisine evde doğum yaptığını anlattığını ve aşırı kan kaybı nedeniyle yoğun bakıma alındığını belirtti. Bebeğin ölü mü yoksa canlı mı doğduğunu hatırlamadığını söyledi.
Bebeğin babası olduğu iddia edilen tanık Mustafa D., yaklaşık 3 yıldır ilişki yaşadığını, hamile olduğunu öğrendiğinde DNA testi yapacaklarını ve çocuk kendisine ait çıkarsa sahip çıkacağını belirtti. Mustafa D., kadının çocuğu sosyal hizmetlere vereceğini, doğum yaptığı haberiyle polisin gelmesiyle öğrendiğini söyledi.
Suçlamaları reddeden sanık Hanım C., sadece Mustafa D. ile ilişkisi olduğunu, çocuk aldırdığını ve bebeğin ölü doğduktan sonra çöpe attığını iddia etti. Cumhuriyet savcısı tutukluluğun devamını talep ederken, sanığın avukatı delillerin toplandığını, kaçma veya delil karartma şüphesinin bulunmadığını belirterek müvekkilinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını istedi.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
