Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde yaşayan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Sanatçısı unvanına sahip olan “Bozkırın Ahşap Ustası” Ahmet Ay, el emeği göz nuru ahşap eserleriyle bölgenin unutulmaya yüz tutmuş kültürünü yaşatıyor. Çiçekdağı, Yerköy, Yozgat ve Kırşehir yöresine özgü kültürel değerleri ham ahşaba nakış gibi işleyen Ahmet Usta, kendisini “bu kültürün ve ahşabın adanmış bir hizmetkarı” olarak tanımlıyor.


Mesleğe adım atış hikayesini ve gurbet yıllarını anlatan Ahmet Ay, yolculuğunun ortaokulu bitirdikten hemen sonra başladığını belirtti. Büyük bir zanaat öğrenmek hedefiyle İstanbul’un yolunu tutan Ay, bir mobilya ustasının yanında çırak olarak işe başladı. Yıllar içinde büyük bir azimle basamakları tırmanarak kalfalık ve ustalık dönemlerini yaşayan deneyimli usta, İstanbul’da uzun yıllar ter döktükten sonra emekli oldu. Emekliliğinin ardından memleketi Çiçekdağı’nın Fevzi Çakmak Mahallesi’ne kesin dönüş yapan Ahmet Usta, boş durmayı kendisine yakıştıramayarak evinin bahçesine küçük bir ahşap atölyesi kurdu.

Kendi elleriyle inşa ettiği bu mütevazı atölyede adeta zamana meydan okuyan Ahmet Ay; Osmanlı sandıkları, el işçiliği işlemeli bastonlar, doğal ahşap süs eşyaları, geçmiş dönemlerin izini taşıyan minyatür at arabaları, ahşap tesbihler ve geleneksel ezgilerin sesi olan kabak kemane gibi yüzlerce çeşit ürünü tamamen doğal yöntemlerle üretiyor. Ürettiği bu özel ve nadide eserleri, kendisine ulaşan özel alıcılar ve koleksiyonerlerle buluşturarak hem geçimini sağlıyor hem de kültürel mirası canlı tutuyor.

Ahmet Usta’nın derin zanaatkarlığı sadece küçük atölyesinde ürettiği ürünlerle de sınırlı kalmıyor. Tarihi değerleri koruma noktasında büyük bir hassasiyet gösteren usta sanatçı, Osmanlı dönemi eserlerinin restorasyon çalışmalarında da aktif olarak görev alıyor. Ecdat yadigarı eserleri aslına uygun olarak geleceğe taşımak için geçmişte Osmanlı İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü farklı coğrafyalara bizzat giden Ahmet Ay, buralardaki tarihi yapıların ve ahşap eserlerin restorasyonunu başarıyla tamamlayarak uluslararası düzeyde bir kültürel misyonu yerine getirdiğini belirtiyor.

Yıllardır ahşabın kokusuyla iç içe yaşayan ve mesleğine olan sarsılmaz bağlılığını dile getiren Devlet Sanatçısı Ahmet Ay, zanaatın geleceğine dair ise buruk bir sitemde bulunuyor. Günümüzde artık çırak yetişmemesinden derin bir üzüntü duyduğunu ifade eden usta sanatçı, “Ben bu kültürün taşıyıcısıyım, hizmetkarıyım. Tek amacım, ben bu dünyadan göçüp gittikten sonra ardımda geleceğe hitap edecek, bu topraklardan bir yadigar bırakabilmek. Geçmişimizi ve köklerimizi yaşatmak için son nefesime kadar üretmeye devam edeceğim” sözleriyle zanaatın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Haber : Orhan Ekinci



