Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: “Türkiye, Doğu Akdeniz’in en güçlü devletidir”

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, GKRY lideri Hristodulidis’e sert tepki gösterdi. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki gücünü vurgulayarak, Rum yönetiminin silahlanma politikalarını eleştirdi. Tatar, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin Türkiye garantörlüğünde olduğunu belirtti ve çözüm için eşitlik temelinde müzakereler çağrısında bulundu.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, GKRY lideri Hristodulidis'e sert tepki gösterdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Hristodulidis’in Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Doğu Akdeniz’deki ittifaklar hakkındaki açıklamalarına verdiği tepkiyi “pişkinlik” olarak niteleyerek, “Türkiye, Doğu Akdeniz’in en güçlü devletidir” dedi.

Tatar, GKRY Lideri Hristodulidis’in Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Doğu Akdeniz’deki ittifaklarla ilgili sözlerine karşı çıkarken sert bir ton kullandı. Tatar, Rum liderliğinin 1963’te Kıbrıs Türk ortağını silah zoruyla devreden çıkardığını ve 1960 Ortaklık Cumhuriyeti’ni gasp ettiğini belirterek, Hristodulidis’in “Türkiye davranışlarıyla kendini dışlıyor” açıklamasını “kibirli, ikiyüzlü ve tarihi gerçeklerden tamamen kopuk” olarak değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Türkiye, Doğu Akdeniz’in en güçlü devletidir. Kimse Türkiye’yi dışlayamaz, kimse Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayamaz” şeklinde konuşarak, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın sözlerini Türkiye’nin sabrını ve kararlılığını ortaya koyan yerinde bir uyarı olarak algıladığını ifade etti. Tatar, bölgedeki dışlayıcı ittifakları “Rum-Yunan-İsrail ekseninin çıkar oyunları” olarak tanımlayarak, “Bizi istememelerinin en önemli nedeni bu oyunu bozduğumuz içindir” şeklinde konuştu.

Rum yönetiminin son dönemde hızla artan silahlanma faaliyetlerine tepki gösteren Tatar, Rum tarafının uluslararası hukuk ve barış çağrılarına rağmen milyarlarca dolarlık silah alımları yaparak adayı yeniden çatışma alanına çevirdiğini belirtti. Tatar, “Kıbrıs Türk halkı bu tehditlere asla boyun eğmeyecektir. Rum’un silahlanması sonunda sadece kendisine zarar verecektir” dedi.

Tatar, GKRY’nin savunma ve silahlanmaya 2020-2025 döneminde 3,5 milyar dolardan fazla kaynak ayırdığını, savunma bütçesini 444 milyon eurodan 588 milyon euroya çıkardığını belirtti. Bu artışı saldırgan bir stratejinin bir göstergesi olarak yorumlayan Tatar, söz konusu adımların savunma gerekçesiyle açıklanamayacağını dile getirdi. Tatar, GKRY’nin Almanya, İsrail, Fransa, Sırbistan, ABD ve AB’den pek çok silah satın aldığını belirterek, GKRY’nin Mari’deki Florakis Deniz Üssü ile Baf’taki Andreas Papandreu Hava Üssü’nün ABD, Fransız ve İsrail güçlerine açık hale getirildiğini vurguladı. Tatar, Rum yönetiminin uluslararası kamuoyuna “barıştan yana” bir imaj verdiğini ancak aslında silahlanma yarışına girdiğini ifade ederek, müzakere çağrılarıyla eş zamanlı olarak milyarlarca dolarlık silah alımının ikiyüzlü bir davranış olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin Türkiye’nin garantörlüğü ve KKTC’nin egemenliği ile teminat altında olduğunun altını çizen Tatar, ne silahların ne tehditlerin ne de diplomatik oyunların bu gerçeği değiştiremeyeceğini söyledi.

Barışın ancak karşılıklı saygı ve egemen eşitlik temelinde mümkün olacağını vurgulayan Tatar, müzakerelerin silahların gölgesinde değil, halkların özgür iradesiyle yürütülmesi gerektiğini belirtti. Tatar, Rum yönetimine gerçekten çözüm isteniyorsa silahlanma tutkusundan vazgeçmesi ve adayı yabancı güçlerin müdahale sahasına çevirmekten kaçınması çağrısını yaptı.

Tatar, Kıbrıs Türkü’nün dışlanamayacağını ve Türkiye’nin olmadığı herhangi bir bölgesel denklemin işlemeyeceğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’deki varlığı, bu bölgede barış, güvenlik ve hakkaniyetin teminatıdır. Biz Türkiye ile aynı hedef için omuz omuza mücadele ediyoruz; egemen eşitlik ve eşit uluslararası statümüzün doğrulanması” dedi.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran arasında İsviçre’de gerçekleşen
Sıradaki Haber Pakistan Başbakanı Şerif: “Görüşmelerde umut verici ilerlemeler kaydedilmiştir”