Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, fiyat istikrarının sağlanması hedefine yönelik attıkları adımları önemsediklerini vurguladı. Karahan’a göre, fiyat istikrarının sağlanması, kalıcı ve geniş tabanlı refah artışına ulaşmayı sağlayacak. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Ankara’da gerçekleşen 2’inci Yüksek İstişare Konseyi toplantısında, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan’ın ardından onur konuğu olarak Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da bir konuşma yaptı. Karahan, Merkez Bankası’nın real sektörle çift yönlü iletişime büyük önem verdiğini belirterek, uzman ekiplerin firmalar ve real sektör temsilcileriyle yaptığı görüşmelerin önemine vurgu yaptı. Karahan, ayrıca, bu iletişimi geliştirmek adına para politikası ve makroekonomik görünüm toplantıları düzenlemeye başladıklarını ve reel sektör üzerindeki politika etkilerini incelediklerini ifade etti.
Karahan, Merkez Bankası’nın üç temel önceliğinin rezerv yeterliliği, KKM bakiyesinin azaltılması ve fiyat istikrarının sağlanması olduğunu ve bu doğrultuda önemli adımlar attıklarını belirtti. Enflasyonla mücadelede alınan önlemlerle enflasyonun kontrol altına alındığını ve dezenflasyonun başarıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Karahan, fiyat istikrarının genel refah artışıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti. Karahan ayrıca, yüksek enflasyonun ekonomik büyümeyi olumsuz etkilediğini ve fiyat istikrarının kalıcı ekonomik büyümeyi teşvik ettiğini belirtti.
Fiyat istikrarının faizlerin kalıcı olarak düşük seviyelerde olmasını sağladığını ifade eden Karahan, enflasyonun maliyetlerini ve fiyat istikrarı sürecinde atılan adımları detaylı bir şekilde analiz etti. Ayrıca, yüksek enflasyon dönemlerinin ekonomide istikrarsızlık yarattığını ve uzun vadeli planların zorlaştığını vurguladı. Karahan, fiyat istikrarının önemine vurgu yaparak, ekonominin sürdürülebilir büyüme ve refah için fiyat istikrarının kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Karahan ayrıca, son yıllarda Türkiye’de yaşanan ekonomik gelişmeleri ve yüksek enflasyonun ekonomi üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde ele aldı. Özel tüketimde yaşanan hızlı büyümenin ekonomide dengesizliklere yol açabileceğini ve fiyat istikrarının sağlanmasının büyüme kompozisyonunu dengeleyerek ekonominin sürdürülebilir büyüme patikasına girmesini sağlayabileceğini açıkladı. Sonuç olarak, Merkez Bankası’nın aldığı sıkı para politikası tedbirleri sayesinde ekonomideki büyüme kompozisyonunda denge sağlandığını ve sürdürülebilir büyümenin desteklendiğini vurguladı.
