Milli İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan bir rapora göre, ABD’nin Çin ve diğer ülkelere uyguladığı gümrük tarifeleri dünya ekonomisinde istikrarsızlığa yol açmaktadır. Raporun belirttiğine göre Türkiye, bu belirsizlik ortamında yüzde 15’lik gümrük tarifesi oranıyla diğer ülkelerden ayrışmaktadır ve yarı iletken, savunma teknolojileri, otomotiv ve konfeksiyon sektörlerinde avantajlar elde edebileceği öngörülmektedir.
Raporda, ABD Başkanı Trump’ın yeniden seçilmesinin ardından korumacı ticaret politikalarının güçlendiği vurgulanmaktadır. ABD’nin uyguladığı gümrük tarifelerinin 2024 yılı sonrasında daha sert hale geleceği belirtilirken, bu durumun küresel ticarette öngörülebilirliği azalttığına dikkat çekilmektedir.
Küresel ekonomide yeni bir resesyon endişesine vurgu yapan raporda, ABD’nin tarifelerinin büyümeyi, istihdamı ve enflasyonu olumsuz etkilediği ifade edilmektedir. Türkiye’nin ise stratejik sektörlerdeki avantajlarına vurgu yaparak ABD ile ticarette ek mali yükümlülüklerin kaldırılmasının olumlu sonuçlar doğuracağı belirtilmektedir.
Çin’in, ihracattaki konumunu korumak için gümrük tarifelerine karşı misillemeler geliştirdiği ve nadir toprak elementlerindeki tekelinin önemine vurgu yapıldığı raporda, Avrupa Birliği’nin ABD ile yapmış olduğu anlaşmaların uzun vadede riskler içerdiği değerlendirilmektedir.
Türkiye’nin genç nüfusu ve dinamik yapısının üretim kapasitesini artırma potansiyeline sahip olduğu belirtilen raporda, uzun vadeli başarının AR-GE yatırımlarına bağlı olduğu vurgulanmaktadır. Türkiye’nin ticari diplomasisini güçlendirmesi ve sektörel ihracat stratejileri geliştirmesi gerektiği de raporda önerilenler arasındadır.
