Dilek Yiğiter Tunçdoğan, eşinden gördüğü şiddet ve tacizi iddia ederek boşanma sürecindeyken sosyal medyada müstehcen fotoğraflarının paylaşıldığını belirtti. Tunçdoğan, “Bu adam serbestçe dolaşıyor. Dini nikahlı eşi de aynı durumda. Ağabeyi de aynı şekilde. Sürekli taciz ve şiddet var. İfadeler alınamadığı için dosyalar takipsizlikle sonuçlanıyor” dedi.
2 aylık hamileyken kocası tarafından darp edildiğini öne süren Dilek Yiğiter Tunçdoğan, eşinin yanı sıra babasının da kendisine şiddet uyguladığını ve hapis cezası aldığını aktardı. Eşi Rıza Tunçdoğan’ın cezaevinden çıkmasının ardından çocuğuna da şiddet uyguladığını ileri süren Tunçdoğan, ayrıca aldatıldığını öğrendiğini söyledi. Boşanma davası açan Tunçdoğan, tehdit telefonları aldığını belirtti. Eşinin dini nikahlı karısı olduğu iddia edilen Seda tarafından tehdit edildiğini ve şikayetçi olduğunu dile getirdi. Tunçdoğan, kendisine ait müstehcen fotoğraflarla ‘Yozgat’ın dulu’ hesabının açıldığını ifade ederek, şikayetçi olmasına rağmen sonuç alamadığını vurguladı. Takipsizlik kararının kaldırılmasını ve şahsın yakalanmasını isteyen Tunçdoğan, can güvenliğinin olmadığını belirtti.
“Çocuğuma da şiddet uyguladı”
2 aylık hamileyken ilk kez şiddete maruz kaldığını belirten Dilek Yiğiter Tunçdoğan, “Şiddet sebebiyle boşanmaya karar verdim. Ancak daha sonra çocuğumuz olduğu için affettim. Fakat şiddet devam etti. Şiddet ve babamın burnunun kırılmasıyla hapis cezası aldı. Son olarak çocuğuma da şiddet uyguladı. Aldatıldığımı öğrendikten sonra boşanma davası açtım” dedi.
“Dava açtım ama tehditler sürüyor”
Eşinin dini nikahlı eşi olduğunu öne sürdüğü kadın tarafından tehdit edildiğini belirten Tunçdoğan, “‘Rıza’dan uzak duracaksın. O benim eşim. İki yıldır birlikteyiz. Boşan artık’ diyerek beni tehdit etti. Aldatıldığımı öğrendikten sonra boşanma davası açtım. Davayı açmama rağmen karşı tarafın taciz ve tehditleri sürüyor” şeklinde konuştu.
“Polis beni arayarak eşimi bulmaya çalışıyor”
Sosyal medyada kendi adına açılan müstehcen hesaptan bahseden Tunçdoğan, “Sadece eski eşime ait fotoğraflarım ve telefon numaram kullanılarak ‘Yozgat’ın dulu’ hesabı açılmış. Şikayetlerde bulunmama rağmen sonuç alamıyoruz. Eşimin ifadesi alınamadığı ve bulunamadığı için bu durum devam ediyor. Polis bile eşimi bulmak için beni arıyor. Seda Hanım 20 gün önce buluşmak istediğini belirtti. Gittiğimde ise ağabeyi olduğunu iddia eden biri kızımı kaçırmaya çalıştı. Şiddete maruz kaldık ancak hukuki süreç sonuçlanmıyor” dedi.
“Bu adam serbestçe dolaşıyor”
Tunçdoğan, eşi hakkında 17 sabıka kaydı olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “Bu adam serbestçe dolaşıyor. Dini nikahlı eşi de aynı durumda. Ağabeyi de aynı şekilde. Sürekli taciz ve şiddet var. İfadeler alınamadığı için dosyalar takipsizlikle sonuçlanıyor. Bu durumu duyurmak istiyorum. Son olay çocuğumun kaçırılma girişimiydi. O gün sokaktan geçen bir vatandaş tepki göstermeseydi çocuğum kaçırılacaktı. Ben de öldürülecektim. Yetkililerin bu kişileri bulup cezalandırmasını istiyorum.”
“Duygusal ve fiziksel şiddete dönüşen bir durum”
Dilek Yiğiter Tunçdoğan’ın avukatı Handan Özgül, müvekkilinden bir hafta önce vekalet aldığını belirtti ve şunları dile getirdi: “Savcılarımız adli tatilde. Çeşitli adımlar atıyoruz. Dosyalar düzenlenip toparlanmalı. Bu şiddet hem duygusal hem de fiziksel şiddete dönüşmüş durumda. Müvekkilimiz hem kendi namusu hem de canı için endişeli. Bu nedenle şiddetin önüne geçmek adına ifadelerin alınması ve şahısların tutuklanması gerekiyor. Yetkililerin acilen harekete geçmesi gerekiyor.”
