Son dönemde teknoloji dünyasında en fazla konuşulan konulardan biri yapay zekâ. Yapay zekânın etkisi, ekonomiden eğitime, siyasetten sanata kadar birçok alanda önemli değişikliklere neden oluyor. Artık bilim kurgu filmlerinden hatırladığımız sahneler, günlük hayatımızın bir parçası haline geldi.
ChatGPT gibi dil modelleri, otonom araçlar, kuantum teknolojileri gibi yenilikler, insan-makine etkileşimini farklı bir seviyeye taşıyor. Uluslararası Sanayici İş Kadınları Derneği Danışma Kurulu Üyesi ve teknoloji ile iletişim uzmanı olan Ecehan Ersöz, “İnsanlık için yeni bir dönemdeyiz, insanların kendilerini tekrar keşfetmeleri önemli. Artık veri, yeni çağın petrolü değil; sinir sistemidir. Veri politikaları ve etkileşimleri dengelenebilirse, dijital toplum daha kapsayıcı, adil ve özgür bir geleceğe ilerleyebilir. Aksi takdirde yapay zekâ sadece bir teknolojik devrim olmayacak, aynı zamanda sosyolojik bir kırılmaya neden olabilir” şeklinde konuştu.
Ersöz, yapay zekânın tarihindeki önemli dönüm noktalarına vurgu yaparak, yapay zekânın doğuş anının 1956’da John McCarthy liderliğindeki Dartmouth College’da düzenlenen konferans olduğunu belirtti. Uzman sistemlerin yükselişi, Garry Kasparov’un IBM’in Deep Blue bilgisayarına yenilgisi, 2012’de derin öğrenme devrimi ve 2023’te ChatGPT’nin hayatımıza girişi, bu yolculuktaki önemli kilometre taşları arasında yer alıyor.
Yapay zekânın, muhasebecilerden çağrı merkezi çalışanlarına kadar birçok mesleği dönüştürdüğünü ifade eden Ersöz, bu sürecin yeni iş alanları yarattığını da aktardı. Ersöz, “Veri artık çağın petrolü değil, asıl sinir sistemidir. Veri politikalarında adalet ve şeffaflık sağlanamazsa, yapay zekânın sosyolojik kırılmaları tetikleyebileceği” uyarısında bulundu.
Ersöz, “Yapay genel zeka artık bilim kurgu değil, stratejik bir gerçeklik haline geldi. Süper zeka ve tekillik gibi kavramlar, insan zekâsını aşabilecek potansiyele işaret ediyor. Küresel düzeyde stratejilere ihtiyaç duyulacak ki iş gücü krizleri, kimlik karmaşaları ve siber distopyalar, insanlığın karşılaşacağı yeni meydan okumalar olabilir. Yapay zeka çağında belki de en önemli soru şu: Gerçek anlamda düşünme yeteneğimizi hala sürdürebiliyor muyuz? İnsanlığın yeni bir çağında, insanların kendini yeniden keşfetmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
