Türkiye, dünya pazarının yüzde 32’sini domine ederek kuru üzüm ticaretinde lider konumda bulunmaktadır. Bu alanda önemli bir risk olan “toksin” sorunu ise Hitit Üniversitesi’nde yürütülen bir proje ile artık tarihe karışıyor. Hitit Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, küflerden kaynaklanan gıda güvenliği tehdidini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir projeyi başarıyla ilerletiyor. Dr. Tuba Büyüksırıt Bedir liderliğinde yürütülen ve Prof. Dr. Bülent Kabak’ın danışmanlığında gerçekleştirilen proje, TÜBİTAK 3501-Kariyer Geliştirme Programı kapsamında 1 milyon TL bütçe ile desteklenmeye değer bulundu. Türk bilim insanları, gıdalardaki zararlı küfleri yok etmek ve toksin oluşumunu engellemek amacıyla “antagonistik mayalar” ile doğal bir yol izliyor.
Dünya genelindeki 856 bin tonluk kuru üzüm ihracatının 277 bin tonunu karşılayarak küresel pazarın yüzde 32’sini tek başına sağlayan Türkiye, yaklaşık 500 milyon dolar gelir elde etmektedir. Bu projenin hayata geçirilmesiyle özellikle kuru üzüm ticaretinde büyük risk oluşturan “toksin” meselesi tarihe karışacak. Araştırmacılar, sentetik ve kimyasal ilaçlar yerine “antagonistik mayalar” adı verilen mikroorganizmaları kullanarak zararlı küflerin çoğalmasını engellemenin yanı sıra toksin üretimini durdurmayı amaçlıyor. Kuru üzüm ve diğer hububatlarda görülen ve çeşitli hastalıklara yol açabilen zehirli küflere karşı biyolojik bir mücadele başlatılıyor. Bu çalışma, gıda sanayisinde sentetik koruyucuların yerini doğal biyolojik ajanların almasına öncülük eden önemli bir model olacak.
Hitit Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim Elemanı Dr. Tuba Büyüksırıt Bedir’e göre, projenin hedefi dünya genelinde 850 bin tonluk yıllık kuru üzüm ihracatının yüzde 32’sini karşılayan Türkiye’nin önemli bir sorunu olan zehirli toksinlerin engellenmesi ve baskılanması üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu amaçla mayalardan üretilen antimikrobiyal maddelerle toksinlerin biyolojik olarak engellenmesini hedefleyen projenin, hem ülke ekonomisine hem de halk sağlığına önemli katkılar sağlayacağı belirtilmektedir.
İhracatta öncü konumda olan kuru üzüm sektörüne ekonomik fayda sağlamayı hedefleyen projenin ayrıca kanserojen ve sağlık sorunlarına sebep olabilen toksinlerle mücadele ederek önemli bir sağlık önlemi aldığı vurgulanmaktadır. Biyolojik yollarla üretilecek antimikrobiyal maddelerin kuru üzümlerin yıkanma aşamasında uygulanarak toksinlerin etkisiz hale getirilmesi ve gelecekteki oluşumlarının engellenmesi planlanmaktadır. Bu sayede tüketicilere toksinlerden arındırılmış, sağlıklı ve güvenli gıdalar sunularak hem sağlık hem de ekonomi alanında önemli bir katkı sağlanması hedeflenmektedir.
