Mersin’in Anamur ilçesinde, 12 yaşındaki Eyüp Can’ın ölü bulunmasıyla ilgili davada dosyaya giren bilirkişi raporu incelendiğinde, ölümün düşme sonucu meydana geldiği ancak düşmenin bedenin üst tarafına önden alacağı basınç ile gerçekleşmiş olabileceği belirlendi.
29 Temmuz 2025 tarihinde, Saray Mahallesi Atatürk Bulvarı’ndaki bir pasajda yaşanan olayda, dönercide çalışan Eyüp Can Güner’i takip eden N.U. suçlanmaktadır. Görgü tanıklarına göre, N.U. çocuğu sokakta kovalayarak pasajın içerisinde kaybetmiştir. Eyüp Can’ın ölü bulunmasının ardından yapılan otopside kafa travması, kemik kırıkları ve iç organ yaralanmalarına rastlanmıştır.
Şüpheli N.U., ‘ihmali davranış sonucu ölüme sebebiyet verme’ suçlamasıyla tutuklanmış ve mahkemeye çıkarılmıştır. Güvenlik kamerası görüntülerinde N.U.’nun çocuğu kovalaması yer almıştır. Dava süreci devam ederken, Anamur Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan son duruşmada, bilirkişi raporu okunmuş ve N.U.’nun ifadeleri tekrarlanmıştır. Duruşma, tarafların beyanlarını sunmaları için ileri bir tarihe ertelenmiştir.
Bilirkişi raporunda, Eyüp Can’ın yükseklikten düşerek ölümünün, bedenin üst tarafına önden alacağı basınç ile gerçekleştiği tespit edilmiştir. Kimi detaylara göre, Eyüp Can’ın düşüşü sırasında ciddi bir sesin çıkmış olması beklenirken, raporda yeterli tıbbi kanıtların bunu desteklemediği belirtilmiştir.
Olayın tanıklarından biri olan Eyüp Can’ın annesi Güllü Can, oğlunun baskı ile itilerek öldürüldüğünü iddia ederek en ağır cezayı talep etmiştir. Müşteki avukatı Gurbet Bilbay ise, bilirkişi raporuna dayanarak Eyüp Can’ın düşüşünün basınç olmaksızın gerçekleşmesinin imkansız olduğunu savunmuştur. Bu rapora dayanarak N.U’nun ifadelerinde çelişkiler bulunduğunu vurgulamıştır.
